Bebeğin Cinsiyet Oluşumunu Neler Etkiler?

Bebeğin Cinsiyet Oluşumunu Neler Etkiler?

Bebeğin Cinsiyet Oluşumunu Neler Etkiler?

Bebeğin Cinsiyet Oluşumuna Neler Etki Eder?

Cinsiyet oluşumu annede yer alan XX kromozomu ile babada yer alan XY kromozomunun birleşimi sonucu ortaya çıkmaktadır. XX kromozomu kız cinsiyetini XY kromozomu ise erkek cinsiyetini ifade eder. Cinsiyet tayinini babadan gelen kromozomlar belirler. Çünkü bir kromozom anneden bir kromozom da babadan gelmektedir. Anneden gelen kromozom yalnızca X kromozomu olduğu için babadan gelecek olan kromozom X ya da Y olarak ikiye ayrılır. Y kromozomu erkek cinsiyeti, X kromozomu ise kız cinsiyeti oluşumunu göstermektedir.

Bebeğin cinsiyeti aslında anne rahmine düştüğü gün bellidir. Ancak henüz ultrasonografi ile görülmesi mümkün olmamaktadır. Ancak gebeliğin 17. haftasında cinsel organlar ultrasonda görülebilmektedir. 7 hafta sonra bebeğin yumurtalık (kadın), testis (erkek) gibi cinsel organları oluşmaya başlamaktadır. Bu dönemde görülen cinsel organ yapıları kızda da erkekte de aynıdır. Çünkü aynı yapıdan türemektedir. Ancak gebeliğin 9. haftasından sonra kız ve erkek cinsel organları farklı şekillerde oluşum göstermektedir. Gebeliğin 22. haftasında kız cinsiyetteki yumurtalıklar tamamen oluşmuştur ve karın bölgesinden pelvis bölgesine taşınırlar. Bu yumurtalıklarda bir ömür boyunca yetecek kadar yumurta yani 6 milyon yumurta bulunur. Gebeliğin 22. haftasında erkek cinsiyeti için testisler oluşur. Bu testisler karın bölgesinden testis torbalarına doğru taşınırlar. Bu taşınma işlemi uzun bir zaman almaktadır. Kimi hamileliklerde gebeliğin son haftasında taşınmış olurken kimi hamileliklerde doğumdan sonra bu aşınma işlemi gerçekleşir. Testislerin içerisinde olgunlaşmamış olan spermeler mevcuttur.

Ancak bazı durumlarda yalnızca XX ve XY kromozomlarının birleşimi cinsiyet oluşumuna etki etmiyor. Bunun yanında çevresel faktörler de cinsiyet oluşumuna etki eden faktörler arasındadır.

İngiltere’de yapılmış olan araştırmalar sonucunda annenin beslenme şeklinin ve yediklerinin bebeğin cinsiyetini etkilediği ortaya konmuştur. Oxford ve Exeter Üniversitelerinde yapılan araştırmalar sonucunda gebelik oluşumu esnasında uygulanan yüksek enerji ihtiva eden diyet ile anne karnındaki bebeğin cinsiyetinin erkek olduğu arasında kuvvetli bir bağ bulunmuştur. Bu araştırmayı yapanlar 740 anne adayı için uygulama başlatmışlardır. Bu anne adayları henüz bebeklerinin cinsiyetini bilmiyorlardı ve her iki gruptaki anne adayı farklı beslenme düzeniyle gebeliğe devam etmiştir. Bu anne adayları günlük alınan kalori miktarına göre sınıflandırılmışlardır ve uygulama sonunda bebeklerin cinsiyetleri karşılaştırılmıştır. Yapılan araştırma sonuçlarına göre;

  • Yüksek enerji ihtiva eden yiyeceklerle beslenen grupta V erkek çocuk

  • Düşük enerji ihtiva eden yiyeceklerle beslenen grupta E erkek çocuk

doğduğu gözlemlenmiştir. Erkek çocuk doğurmuş olan annelerin yalnızca yüksek enerjili besinlerle beslenmiş olmadıkları da belirtilmektedir. Bunun yanında kalsiyum, potasyum, B12, E, C vitaminlerini yüksek oranlarda aldıkları da belirtilmektedir. Bu araştırmayla kahvaltısında mısır gevreği yiyen anne adaylarının erkek çocuk doğurma oranlarının oldukça yüksek olduğu da gözlemlenmiştir. Araştırma esnasında anne adayının aldığı kafein, sigara kullanımı gibi eylemlerin cinsiyete herhangi bir etkide bulunmadığı belirtilmiştir.

Bu araştırma sonucunda düşük enerjili (kalorili) diyet yapan anne adaylarının bulunduğu ülkelerde daha az oranda erkek çocuğunun dünyaya geldiği de belirtilmiştir.

Cinsiyet belirlemede aslında babanın etkisi var olsa da annenin de beslenme düzeninin bebek cinsiyetine dolaylı yoldan etki ettiği gözlemlenmiştir. Özellikle tüp bebek tedavilerinde ortaya çıkan durum, anne adayının karnında bulunan yüksek seviyedeki glikoz oranı anne adayının rahminde dişli embriyoların gelişimini engellemektedir. Bunun yanı sıra erkek embriyolar ise bu ortamda rahatlıkla gelişip büyüyebiliyorlar. Kahvaltı öğününü yapmayan anne adaylarında glikoz seviyelerinin düştüğü de gözlemlenmiştir. Bu da annenin vücuduna besin kaynaklarını naz miktarda var oldukları izlenimini gönderiyor olabilmektedir.

Benzer Konular
0 Yorum
Yorum Yazın