Gebelikler Arasında Ne Kadar Ara Verilmelidir?

Gebelikler Arasında Ne Kadar Ara Verilmelidir?

Gebelikler Arasında Ne Kadar Ara Verilmelidir?

Gebelikler Arasında Ne Kadar Ara Verilmelidir?

İki gebelik arasındaki süre, ilk gebeliğin doğumundan sonra ikinci gebeliğin başladığı tarih olarak belirlenmektedir. Yani burada kastedilen süre her iki hamileliğin de başlangıç tarihi değildir. Yapılan araştırmalara göre iki gebelik arasındaki sürenin çok kısa olması da çok uzun olması da belli başlı riskleri beraberinde getirmektedir. İki gebelik arasındaki süre 2 yıldan daha az ya da 5 yıldan daha fazla ise bazı riskler ortaya çıkar. Eğer ikinci gebelik ilk gebeliğin bitişinden 6 ay sonra gerçekleşmişse bu durumda ortay çıkan riskler daha da fazla olmaktadır. Eğer kadın 35 yaşının üzerindeyse iki gebelik arasındaki minimum süre 1 yıl olarak değerlendirilmektedir. Bu durumun nedeni ise 35 yaşından sonraki doğurganlık özelliğinin azalma gösteriyor olmasıdır.

İki gebelik arasındaki sürenin 2 yıldan daha az olması durumunda ikinci hamilelikte bazı riskler ortaya çıkmaktadır. Bu riskler aşağıdaki gibidir;

  • Annede ortaya çıkan anemi,

  • Erken doğum,

  • Konjenital anomali,

  • Otizm,

  • Ölü doğum,

  • Çok düşük ağırlığa sahip doğum

Bu riskler ikinci gebeliği etkileyen durumlardır. Ancak ikinci gebelik ilk gebelikte doğmuş olan bebeğin sütten kesilmesine de neden oluyorsa bu durumda ilk gebelik de olumsuz etkilenmektedir.

Daha önce düşük yapmış olan bir kadının tekrar hamile kalmak için beklemesi gereken süre en az 6 aydır. Bu süreden önce hamile kalmak bazı riskleri de beraberinde getirir. Bu süre içerisinde annenin rahminin dinlenmesi sağlanmış olur. Vücut kendini toparlarken annenin psikolojisi de daha iyiye gider.

İki gebelik arasında olması gereken süre doğum şekline bağlı olarak değişiklik göstermez. Yani hem sezaryen hem de normal doğum için ikinci gebeliğin en az 2 yıl en fazla 5 yıl sonra başlaması gerekir. İki gebelik arasındaki sürenin optimum değerlerde tutulması hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından oldukça önemlidir. Bu sebeple gerekli korunma yöntemlerinin bilinçli bir şekilde uygulanması gerekir. Art arda bebek sahibi olan annelerin sağlık sorunlarında artış olabilmektedir.

 

Doğum Sonrası Hangi Korunma Yöntemleri Uygulanabilir?

İki hamilelik arasında olması gereken süre 2 yıl olarak belirtilmektedir. Bu nedenle bu süre içerisinde doğru doğum kontrol yöntemlerini uygulamak gerekir. Bu korunma yöntemleri aşağıda sıralanmıştır;

  • Hap ile korunma: Bu yöntem ilk bebeğin emzirildiği döneme denk geliyorsa çok fazla tercih edilmemelidir. Ancak yine de kullanmak gerekiyorsa annenin sütüne zarar vermeyen ve sütün kesilmesine neden olmayan bir mini haplar kullanmaya özen göstermek gerekir. Bunun için bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından bilgi almak daha faydalı olacaktır. Bu hapların her gün aksatılmadan alınması gerekir. Hap, gün içerisinde aynı saatte alınmalıdır (mini haplar henüz ülkemizde mevcut değildir).

  • Eğer anne bazı nedenlerden dolayı ilk bebeğini emziremiyorsa bu durumda normal korunma haplarından kullanmak mümkün olmaktadır. Bu hapları kullanmak için doğum dan 21 gün sonra başlamak doğru olacaktır. Korunma haplarını her gün aynı saatte almaya özen göstermek gerekir.

  • Spiral: Doğumdan sonraki 6. haftada, doktorun da onayıyla, spiral taktırmak mümkün olmaktadır. Bunun için adet görmeye başlamış olmaya gerek yoktur.

  • Tüplerin bağlatılması: Bu korunma yöntemi geri dönüşü olmayan bit yöntemdir. Bir daha çocuk sahibi olmayı asla düşünmeyen kadınların ilk doğumdan 48 saat ya da 6 hafta sonra her iki tüpünü de bağlatmasıyla gerçekleşmektedir. Bu yöntem cerrahi operasyon gerektirir.

  • Prezervatif: Bu korunma yönteminin etkisi çok yüksek olmasa da en zararsız korunma yöntemlerinden biridir.

Benzer Konular
0 Yorum
Yorum Yazın