Lohusalık Depresyonu

Lohusalık Depresyonu

Lohusalık Depresyonu

Lohusalık Depresyonu ve Kurtulma Yolları

Lohusa döneminde anne bebeğini artık doğurmuştur ve hamilelik nedeniyle vücutta meydana gelen değişimler artık düzelme sürecine girmiştir. Ancak annenin tam anlamıyla doğumdan önceki haline ulaşabilmesi için bebeğin emzirme süreci olan 6 aylık dönemin sona ermesi gerekmektedir. Genellikle lohusa döneminde kadınlarda bedensel ve ruhsal olarak bazı değişimler meydana gelmektedir. Özellikle lohusalık melankolisi denilen durum hamile kalan kadınların yaklaşık olarak % 50'lik bölümünde görülmektedir. Lohusalık depresyonu doğumdan sonra birkaç hafta kadar devam eden bir durumdur ve bu endişeli dönemi pek çok anne yaşamaktadır. Bu dönem sağlık açısından bir problem teşkil etmez.

Lohusalık döneminde doktorlar tarafından kanıtlanmış yirmi civarında lohusalık depresyonu ve ruhsal problemlerin görüldüğü tespit edilmiştir. Genellikle lohusalık dönemlerinde en sık görülen psikolojik problemler lohusalık depresyonu, lohusa psikozu, libido kaybı ve lohusa paniği olarak bilinmektedir. Bu psikolojik problemlerin sonunda yaşanabilecek en olumsuz durumlardan bir tanesi bebeğin reddidir.

Lohusalık depresyonu normalin aksine çok daha uzun sürer ve anne bebeğin ihtiyaçlarını gidermekten uzaklaşırsa bu durumun gerçek anlamda lohusalık depresyonu olduğu anlamına gelmektedir. Genellikle depresyonun süre olarak 30 günü geçmesi durumunda lohusalık depresyonundan şüphe edilmektedir. Lohusalık depresyonundan bir adım daha ötesi olan lohusalık psikozu durumu daha ağır semptonları olan bir durumdur ve lohusalık semptomları ile karıştırılmamalıdır.

 

Lohusalık Depresyonu Kimlerde Görülebilir?

Lohusalık depresyonu çağımızda normal bir durum olarak görülmektedir ve genel olarak anne olduktan sonra yakın çevre ve eşlerin ilgisizliğine bağlı olarak görülebilen bir durumdur.

Bunun dışında bazı kadınlarda gebeliğin öncesinde de psikolojik problemler var olabilir ancak bunun farkında olmayabilirler. Bu gibi durumlarda genellikle hamilelik sonrasında lohusalık depresyonu durumunun yaşanması çok normal bir durumdur.

Evde ekonomik problemlerin yaşanması, eşin psikolojik olarak sorunlu olması ve düşük eğitim seviyesine bağlı olan problemler hamilelikte ve hamilelik sonrasında lohusalık depresyonu görülmektedir.

Bunların dışında annenin yaşının küçük olması, anne ve babanın evli olmaması ve aile içi şiddetde lohusalık depresyonuna neden olan durumlar arasında yer almaktadır. Diğer yandan plansız olarak gerçekleşen gebelikler ve sonucunda oluşan doğumlarda anne üzerinde büyük bir psikolojik baskı oluşmaktadır.

Son olarak zor gerçekleşen doğumlar, vücudun hamilelikte normalden fazla yıpranması, kronik hastalıkları olan bebeklerin dünyaya gelmesi, ilk doğumun anne tarafından gözünde fazla büyütülmesi, aşırı uyku düzensizlikleri ve bebeğin anne ile babanın arasına gireceği düşüncesi lohusalık depresyonuna neden olan durumlardan biridir.

 

Lohusalık Depresyonundan Kurtulma Yolları

Lohusalık depresyonunu hafifletmek için yapılması gereken bir takım davranışlar bulunmaktadır. Bunlar arasında anne ve bebeğin yürüyüşe çıkması önemli bir yer tutmaktadır. Bu sayede hem anne temiz hava alır hem de bebeğiyle daha çok vakit geçirerek aradaki bağı kuvvetlendirmiş olur.

Anne bebeği ile ilgilenmediği zamanlarda kendisini rahatlatacak bir takım hobiler geliştirmelidir. Bunun yanı sıra arkadaşları ile zaman geçirmekte anne için çok rahatlatıcı bir durumdur. Ayrıca sürükleyici romanlar okumak insan psikolojisi üzerinde rahatlatıcı etkilere neden olmaktadır.

Son olarak spor yapmak ve günlük düzenli yürüyüşler psikolojik anlamda büyük ölçüde rahatlama sağlayacaktır.

 

Lohusalık Depresyonunda Yakın Çevreniz Nasıl Davranmalı?

Bebeğin bakımında ve annenin zorlu bir süreç olan hamilelik sonrası kişisel bakımında yakın çevrenin yardımcı olması ve anneyi psikolojik anlamda hoş tutması çok önemli bir durumdur. Evde annenin yapması gereken işler bulunuyorsa, bu işlerde anneye yardımcı olunmalı.

Anne adayı yalnız ve çaresiz bırakılmamalı ve sürekli olarak yanında onunla konuşabilecek sevdiği birileri bulunmalıdır. Yeni doğum yapmış annelerin duygusal anlamda hassas oldukları göz önünde bulundurularak onlara daha duyarlı davranılmalıdır. 

Benzer Konular
0 Yorum
Yorum Yazın