Lohusalık Döneminde Nasıl Beslenmeli?

Lohusalık Döneminde Nasıl Beslenmeli?

Lohusalık Döneminde Nasıl Beslenmeli?

Lohusalıkta Anneler Nasıl Beslenmeli?

Doğumdan sonra her annenin kendi sağlığı için kontrol edilmesi önemlidir. Yeni doğan bebeğin sağlığı kadar, annenin sağlığı da bir o kadar dikkat gerektirir. Doğumdan sonraki süreç, lohusalık dönemi olarak bilinmektedir ki, hem anne, hem bebek için oldukça hassas geçen bir dönemdir. Bu nedenle ilk olarak anne, başta beslenmesine ve sağlığına çok dikkat etmelidir ki, o da sağlıklı bir bebek yetiştirebilsin.

Doğumdan sonra annenin, özel bir diyet yapması gerekmemektedir. Önemli olan yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmeye özen gösterilmelidir.

Protein, karbonhidrat, sebze ve meyvelerin yeterli miktarda tüketilmesi ve gaz yapan yiyeceklerden (nohut, fasulye, mercimek, gazlı içecekler v.b. ) uzak durulması, anne ve bebek sağlığı için önem taşır. Ayrıca, anne sütünün artması için bol sıvı tüketilmesi oldukça faydalıdır.

Bunların dışında, beslenme ile ebe ve hemşirelerden bilgi alınabilir. Lohusalık döneminde, günlük kalori miktarı olarak, 2500-3000 kalori alınması gerekir. Anne sütünün niteliğini artırmak için, bol miktarda meyve, sebze ve sıvı tüketilmeli, günlük en az 15 gram kadar protein alınmasına dikkat edilmelidir. Annede kansızlık oluşmaması için, demir içeren besinlerden kırmızı et, pekmez gibi yiyeceklerin tüketilmesi dışında, doktorun önereceği demir içeren preparatların alınması da etkilidir. Çay, kahve fazla tüketilmemeli, alkol, sigara gibi sağlığı olumsuz etkileyen maddeler kesinlikle kullanılmamalıdır. Lohusalık döneminde, günlük öğün sayısı artırılmalı ve ara öğünlerde süt, yoğurt, meyve gibi yiyeceklerin tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

Aslında, anneler lohusalık ve emzirme döneminde, normalde yediği yiyeceklerin hepsini aşırıya kaçmadan tüketebilir. Ama, annenin yediği içtiği her şey az miktarda da olsa, süte etki eder ve bu, bebeği de etkileyebilir. Bebekte karında şişlik, ishal, kabızlık, kusma veya reflü, iştahsızlık, deride alerjik reaksiyonlar gibi durumlar meydana gelebilir. Bu sebepten anneler normal alışkanlıklarındaki yiyecekleri tüketse bile ölçülü olmalıdır.

Lohusalıkta, anne süt oluşumu için, kalsiyum içeren gıdaları ( süt, yoğurt, peynir, yumurta v.b.) düzenli olarak tüketmeli ve C vitamini açısından zengin gıdaları ( portakal, mandalina, yeşil biber, taze soğan, maydanoz, domates ) bol bol yemelidir. Yemeklerde mutlaka, iyotlu tuz kullanılması önerilir, çünkü besinlerden alınamayan iyotun, tuz yardımıyla anneden bebeğe geçmesine katkı sağlar. Her gün bir öğün içinde, yemeklerde et ve balık tüketilmesi de protein açısından oldukça yararlıdır.

Bu dönemde anne, D vitamini de almalıdır. D vitamini besinlerde bulunmadığından, anne güneş ışınlarından yararlanmalı, sık sık güneşlenmelidir. Ayrıca lohusalık sürecinde, annenin enerjiye daha fazla ihtiyacı bulunmaktadır. Demir, kalsiyum gibi zengin mineral yapısına sahip kuru meyveler veya kuru yemişleri (ceviz, badem, fındık) tüketerek, enerji ihtiyacını bir miktar karşılayabilir.

Annenin önceki beslenme alışkanlığından gelen, hazır ve katkılı yiyecekleri bu dönemde tüketmesi doğru değildir.

Hazır gıdalardan, salam, sosis, sucuk, hamburger, hazır çorba gibi benzer yiyecekler, hem katkılı olması nedeniyle süte geçer, hem de annenin dengesiz beslenmesine neden olacağından tavsiye edilmemektedir. Bunun gibi bol sıvı alıyorum diye düşünen anneler hazır meyve suyu, gazoz ve kola gibi içecekler yerine, mutlaka taze sıkılmış meyve sularını veya bitki çaylarını (papatya, ıhlamur, rezene) tercih etmelidirler. Ayrıca çay içmek istenildiğinde, anne için kansızlığa sebep olacağından, yemekle birlikte içilmemelidir.

Aynı zamanda lohusalık döneminde annenin, beslenme alışkanlığı psikolojik ve sosyo-ekonomik durumdan da etkilenmektedir. Bu nedenle çevrede bulunan kişiler, anneyi stresli ve sıkıntı oluşturan olaylardan uzak tutulmaya çalışmalıdır. Ayrıca anne bu dönemde kendi sağlığı ve bebeğin sağlığı açısından, hamilelikte aldığı kiloları unutmalı, zayıflamak için hiçbir diyet yapmamalıdır.

Benzer Konular
0 Yorum
Yorum Yazın