Lohusalıkta Kırkı Çıkmak Nedir?

Lohusalıkta Kırkı Çıkmak Nedir?

Lohusalıkta Kırkı Çıkmak Nedir?

Lohusalıkta Kırkı Çıkmak Nedir?

Lohusalıkta kırkı çıkmak tabirinden bahsetmeden önce lohusalık nedir ona bir bakalım!

Lohusalık, doğum sonrasında anne vücudunda meydana gelen değişikliklerin eski haline dönme sürecidir. Lohusalık Postpartum dönem veya puerperiyum dönemi de denmektedir. Anneler doğum öncesi hallerine yaklaşık 4 ila 6 hafta arasında geri dönerler bu da yaklaşık 40 güne tekabül eder. O yüzden anneler için doğumdan sonraki 40 gün için lohusa tabiri kullanılır. Bu kırk günde anne vücudunda birçok değişiklik söz konusu olur. Bu nedenle bu dönem anneler için bazen sıkıntılı olabilir. Kültürümüzde lohusalıkla ilgili çeşitli rivayetler yanlış inanışlar çeşitli atasözleri vardır. Ancak bütün bunlar tıp ilminin dışında olan şeylerdir. Bu tür yanlış inanışlara itimat edilmemelidir.  Lohusalar için “mezarı kırk gün kapanmaz” gibi sözler söylenir ama bunlar sadece bu dönemde yaşanan ciddi değişikliklerden kaynaklanan haller için dile getirilmiştir. Çok eskiden bu dönemde lohusa ölümleri yaşanmış olsa da günümüzde böyle bir durum söz konusu değildir.

Lohusalık Dönemi Neden Önemlidir?

Lohusalıkta meydana gelen değişiklikler

Bu dönemde kadınlarda önemli değişiklikler meydana gelir. Uterus (rahim), vajina (hazne), perine (apış arası), karın duvarı ve memelerde meydana gelen bu değişikliklere kısaca göz atalım.

Rahim: Rahim lohusalık döneminde 1 kg’dan 50 ila 100 gram arasına kadar düşer. Gebelk döneminde bebeğin ihtiyaçlarından dolayı plasenta sıvılar rahm ağırlığını 1 kiloya kadar çıkarmıştır. Bunlar düşer ve rahim ağırlığı 50 grama kadar iner. Rahim gebelik öncesi döneme göre biraz büyük kalabilir. Bu olağan bir durumdur. Ancak hemen hemen aynı seviyeye yani doğum öncesi seviyeye gelirler. Lohusalık döneminde rahim duvarları yenilenir. Kanamalar düzene girer. Kanamalar zamanla azalarak rengi değişir.  En yoğun kanama lohusalığın 1. ve 2. Haftasında görülür.

Serviks: Doğumdan sonra serviks çok hızlı toparlanır ve eski haline döner. Ancak doğum öncesi gibi görünmez.  Doğumdan bir hafta sonra rahim ağzı içine bir parmak giremeyecek kadar kapanır. 

Vajina:  Vajina doğum öncesine nazaran daha büyük kalır. Yani doğumdan dolayı vajina bir miktar genişler. Ancak bu genişleme çok fazla değildir. Vajina içindeki kan birikmelerinin damarlardaki doluluğun azalması için annenin emzirmesi gerekir. Daha doğru bir tabirle anne emzirdikçe vajinanın içi rahatlar.

Apış Arası:  Doğum esnasında,  apış arası travmaya uğrar yırtılır, kesilir. Buradaki dokuların düzelmesi 15 günü bulur. Genital organlar ve bu bölgedeki şişlik de 2 haftaya iner. Apış arasındaki kaslar da 1,5 ay içinde kendini yeniler. Bu bölgede kesiler çok derinse ve kaslar çok hasar almışsa düzelme sağlanamayabilir.

Karın Duvarı: Karın duvarının dokusunun düzelmesi için egzersiz önemlidir. Egzersiz yapan annelerin karın duvarı dokusu daha çabuk düzelir.

Yumurtalıklar: Emzirmeyen anneler ile emziren anneler arasında adet görememe yumurtlama gibi konularda ciddi farklılıklar vardır. Kadınların önemli bir kısmında  adet döngüsü doğumdan sonra ortalama 3 ay  gibi başlar.  Ortalama ilk adet görme zamanı ise 8 hafta sonradır.

Memeler: Zaten gebelik esnasında memeler emzirmeye hazırlanırlar. Süt salgısı için gerekli hazırlıkları tamamlayan memeler irileşir.  İlk gelen anne sütüne kolostrum adı verilir. Bebek için çok değerli olan bu süt bebeği tüm hayatı boyunca koruyacak bir aşı niteliğindedir. 

Lohusalıkla ilgili bazı inanışlar

Al basması: Lohusalara al basar denir ve lohusaların başına kırmızı  yazma bağlanır. Aslında bu durum loğusa humması adı verilen mikrobik bir hastalığın tezahürüdür. 

Ağız Sütünün Toprağa atılması: Bebeği bir ömür koruyacak ağız sütü toprağa bereketli olsun diye atılır. 

Kırk Çıkarmak: Eski bir Türk geleneği olarak güneşi ay ve yıldızları temsil eden kırk taş toplanır suya atılırmış. Günümüzde bu hem lohusalar hem de çocuklar için yapılıyor bebek 40. Gün yıkanıyor ve bebek küvetine kırk taş, nazar boncuğu altın vb atılıyor.  Bu kültürel bir öğedir. Sağlığa zararı olmadığı için yapılmasında bir sakınca yoktur.

Lohusanın mezarı kırk gün kapanmaz: Halk arasında yaygınlaşmış inançlardan biridir. Burada anlatılmak istenilen, lohusalık döneminde vücudun toparlanma sürecinde olduğu, çeşitli enfeksiyon ve komplikasyonlara daha açık olduğudur.

Lohusanın dışarı çıkması yanlıştır: Tıbben bir mahsuru yok ise lohusa kadın fırsat buldukça hava almalıdır.

 

Benzer Konular
0 Yorum
Yorum Yazın