Hamilelikte Kaçınılması Gereken Bitkiler ve Besinler

Hamilelikte Kaçınılması Gereken Bitkiler ve Besinler

Hamilelikte Kaçınılması Gereken Bitkiler ve Besinler

Hamilelikte Kaçınılması Gereken Bitki ve Besinler Nelerdir?

Geçmişten günümüze kadar gelen, bitkilerle tedavi yöntemleri doğru kullanıldığında insanlar için yararlı ancak, bilinçsiz olarak kullanıldığında ise zararlı olabilmektedir. Özellikle de hamilelikte kullanılan bitkiler, bilinçsiz kullanıldığı takdirde, hem anneye hem de bebeğe ciddi zararlar verebilmektedir. Bu nedenle bitkilerle tedaviyi hızlandırmak isteyen kişilerin, nasıl ve ne şekilde kullanması gerektiğinin yanı sıra, özel durumu var ise (hamilelik gibi), bitkilerin çok dikkatli bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle, hamilelikte kaçınılması gereken bazı bitki ve besinleri şöyle sıralayabiliriz.

 

Hamilelikte Bitki ve Baharat Tüketimi Nasıl Olmalı? Gebelikte Bitki ve Baharatların Yan Etkileri Nelerdir?

Mutfaklarda, baharat olarak yemeğe tat vermesi için kullanılan bitkilerden fesleğen ve kekik, hamilelikte küçük miktarlarda tüketilmesi tehlikeli değildir, ama çay olarak (1- 2 tatlı kaşığından fazla) tüketilmesi sakıncalıdır. Hamilelikte, rahim uyarıcı etkisi bulunan bitkiler arasında, adaçayı, akdiken, ökse otu, pelin otu, rezene, sinameki, kekik, Cezayir menekşesi, mazı, meyan kökü, yarpuz bulunmaktadır. Çünkü bu bitkiler rahmi uyardığı için, düşüğe ve erken doğuma sebep olabilmektedir.

Kabızlık şikayeti olanlar için kullanılan, dışkının yumuşamasını sağlayan, antrakinon içeren bitkiler vardır. Bunlar, acı çiğdem, akdiken, (geyik dikeni), topalak, aloe vera ve sinameki gibi bitkilerdir. Kabızlığa iyi gelmelerinin yanı sıra, vücuttaki rahim dahil tüm düz kaslarının kasılmasına sebep olduğundan, düşüğe neden olabilirler ve hamilelikte tavsiye edilmezler.

Ayrıca, adet görmeyi uyaran, emenagog etkisi olan bitkiler de vardır. Bunlar arasında, Cezayir menekşesi, akdiken, civanperçemi, çarkıfelek (passiflora), kekik, mazı, meyan kökü, ravent (ışgın), yarpuz, sinameki, pelin otu ve ökse otu gibi adet görmeyi sağlayan bitkiler, hamilelikte kullanılmamalıdır.

Anne rahmindeki ceninin hareketlerini etkilediği düşünülen, esansiyel bitki yağlarından ya da bitkilere acımsı tat veren, yoğun alkoloidler içeren bitkilerden de uzak durmalıdır. Bunlar, kına kına, yabani kiraz, kırlangıçotu, altın mühür, ve efedra adındaki bitkiler alkoloid bakımından zengin olduğundan sakıncalıdır. Hamilelikte, ardıç, civanperçemi, mazı, rezene, mercanköşk, kekik, lavanta ve biberiye bitkilerin özellikle hamilelik süresinde düzenli kullanılmaması gerekmektedir.

Bunlar dışında, birçok bitkinin hamilelikte kullanılması önerilmez.

En fazla sakıncalı olanlar içinde, aloe vera; müshil etkisi nedeniyle kasılmalara neden olur.

Sarı çiğdem; çok fazla miktarda alınması, hücrelerin bölünmesini etkilediğinden, doğum defektlerine sebep olabilir. Kanotu; rahim kasılmaları ile birlikte kusmaya da neden olmaktadır. Karanfil yağı, fesleğen (reyhan) yağı, pamuk kökü, dong quai, koyungözü, kırlangıç otu, ardıç, ardıç yağı, ökseotu, yarpuz, aslan kulağı, sedefotu; rahim kasılmalarını başlatan bitkilerdendir, kullanılması tavsiye edilmez. Ayrıca, doğum anomalilerine sebep olan bitkilerden, adasoğanı, yabani yer elması, solucan otu, kafuriye ve yalancı ginseng bulunmaktadır.

Hamilelik döneminde az miktarda ve yemeklerde tüketilen bazı bitkilerin sakıncası yoktur, ancak tüketimde aşırı olunmasının tehlikeli duruma düşürebileceği de unutulmamalıdır. Bunlardan bazıları, akçaağaç, çuha çiçeği, akdiken kabuğu, ravent kökü ve sinameki; müshil etkisi nedeniyle hamilelikte yüksek miktarda kullanılması önerilmez. Anason ve anason tohumu yağı; az miktarda yemeklerde kullanılsa bile, yağı kullanılmamalı, fazla miktarda kullanıldığında ise rahim kasılmalarını başlatabilir. Tarçın ve kimyon; çoğunlukla yemeklerde kullanılan baharatlardır, ancak yüksek miktarda tüketilmesi rahim kasılmalarına sebep olmaktadır. Papatya yağı; rahim kasılmalarını etkiler, ama papatya çayı aşırıya kaçmadan tüketilebilir. Adaçayı, safran, biberiye, biberiye yağı, nane yağı, lavanta, yasemin yağı, ahududu yaprağı ve çayı, mine çiçeği, kekik yağı gibi bitkiler de fazla tüketildiği takdirde rahim kasılmalarını başlatabilir. Ayrıca, maydanozun da aşırı miktarda tüketilmesi, rahim kasılmalarında uyarıcı etkiye sahipken, fetusu irrite edici etkisi de bulunmaktadır. Sarımsak; mutfağımızda kullanımı oldukça yaygın olmasına rağmen, hamilelik döneminde fazla tüketilmesi mide yanmasına sebep olmaktadır. Meyan kökü; fazla tüketildiği takdirde kan basıncını artırıp, tansiyonun yükselmesine neden olabilir.

Siyah çayın; hamilelikte aşırı tüketilmesi, çarpıntıya sebep olmaktadır.

Bitkilerin sağlığımızdaki yeri ayrı bir önem taşısa bile, hamilelik gibi özel dönemlerde kullanırken dikkatli olunmalıdır. Bu süreçte, neler tüketilmesi gerektiği ile ilgili mutlaka doktorunuza danışarak hareket edilmesi en doğrusudur. 

Benzer Konular
0 Yorum
Yorum Yazın