Yenidoğan Bebek Nasıl Tutulmalı?

Yenidoğan Bebek Nasıl Tutulmalı?

Yenidoğan Bebek Nasıl Tutulmalı?

Yenidoğan Bebekler Kucakta Nasıl Tutulmalı?

Yeni bir bebek sahibi olan, her anne baba bebeklerini kucağına almaktan ayrı bir mutluluk duyar, ama yeni doğan bebeklerinin incitmekten de bir o kadar korkarlar. Aslında anne babaların bu konudaki endişeleri de yersiz değildir. Çünkü yeni doğan bir bebeğin, boynu, omuzları ve dirsekleri çok hassastır ve kolaylıkla incinebilir. Ancak, anne babalar bebeklerini kucaklarına alırken nelere dikkat etmeleri gerektiğini bilirlerse bilinçli bir şekilde, korkmadan bu durumun üstesinden gelebilirler.

Özellikle anneler, doğumdan sonra bebeği emzirdikleri için kucağa alırken, bu süreci daha kolay geçirirler, ama birçok baba, bebeklerin bakımıyla çok yakından ilgilenmediğinden bu süreci çabuk atlatamazlar. Bebeklerini kucağına sık aralıklarla alan anne babalar, bebeğin kendini güvende ve huzurlu hissetmesini sağlayabilir ve aynı zamanda ilişkilerinin olumlu yönde ilerlemesine ön hazırlık yapabilirler.

 

Bebeği Kucağa Alırken Hangi Noktara Dikkat Edilmelidir?

Anne babaların, yeni doğan bebeklerini kucağa alırken dikkat etmeleri gereken en önemli yer, bebeğin başıdır.

Çünkü, yeni doğan ve iki aylıktan daha küçük bebeklerin, boyun kasları henüz gelişmediğinden başlarını dik tutamazlar. Bebeği kucağına alan ebeveynler, bebeğin boynundan itibaren arka kısmından başına destek vererek tutmalıdırlar, eğer bu şekilde tutulmazsa bebeğin boynu ve omuriliği zarar görebilir. Ayrıca bebeği kucağına almak isteyen anne babalar, bir eli ile bebeğin başına ve boyun kısmına destek vererek tuttuktan sonra, diğer eli ile de, bebeğin bel ve kalçasını tutmalıdır. Bu şekilde tutulan bebek başını, kucağına alan kişinin omzuna yaslayabilir ve hem bebek için hem de kucağına alan kişi daha güven veren bir yöntemdir.

Yeni doğan bebekler boyun kaslarının kontrolünü tam olarak sağlayamadıkları için, başları ileri geri, sağa sola hareket eder, bu nedenle bebek tutulurken dikkatli ve başa tam bir destekle tutulması gerekir. Eğer başına destek verilmediği takdirde bebeğin başı arkaya giderek canını acıtabilir veya tutun kişinin yüzüne de çarpabilir. Bu durum da hem bebeğin hem ebeveynin canının yanmasına sebep olabilir. Bundan dolayı, kesinlikle tek elle bebek tutulmamalıdır ve bebeğin başı boyun kaslarını tam olarak kullanmaya başlayana kadar destek verilerek kucakta taşınmalıdır.

Bebeği kaldırırken de, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken önemli noktalar bulunmaktadır. Asla bebeğin kolundan tutarak kaldırmak doğru değildir, bu şekilde bebeğin kollarındaki eklemlerin yerinden çıkmasıyla, canının acımasına sebep olabilirsiniz. Bebeği kaldırırken koltukaltından tutup veya bir el bebeğin başının arkasında, diğer el de sırtında olacak şekilde bebeğin bedenini kavrayıp, acele etmeden yavaş bir şekilde tutulması en doğrusudur. Yeni doğan bir bebeği kucakta yatar şekilde tutabilmek için, önce bebeğin başının, tutan ebeveynin dirseğinin iç kısmına gelecek şekilde yatırarak, kolun tamamıyla desteklenmesi sağlanır. Bebek tek kol üzerinde yatar pozisyonda dururken, ebeveyn diğer eli ile bebeğin gövdesini destekleyerek tutmalıdır.

Başka şekilde, bebeğin başı desteklenerek tutulabilmesi için, anne ya da baba bebeğin sırtını göğsüne yaslayıp, bir el ile göğsünden, diğer eli ile de poposuna destek verip, daha rahat kucakta taşıyabilir.

Ayrıca, ebeveynler her ne kadar bebeği tek eliyle de tutabileceğini düşünse bile, bunu asla uygulamamalıdır. Çünkü, bebeklerin öyle narin yapıları vardır ki, bazen kucakta bile yorulup, ani bir hareket yapabilirler, bebeğin tek elle tutulması durumunda ise, tutan kişi tarafından hemen ani harekete karşı müdahale edilmesi zorlaşabilir ve bebeğin canının yanmasına sebep olunabilir.

Önemli diğer bir hususta, bebekler kucağa alındığında kesinlikle havaya atılmamalı, oyun olarak düşünülse bile bebeğin zarar görmesine sebep olabilir. Ebeveynlerin her hareketlerinde bebeğin zarar görme riski olduğunu düşünerek, doğru şekilde hareket etmeleri bebek açısından çok önemlidir.

Benzer Konular
0 Yorum
Yorum Yazın